Kırık Kalplerin Yaratıcı Gücü: Heartbreaker

heartbreaker

Bir genelleme ile konumuza girelim. Sözlü müzik, şiir ve edebiyat tarihi içerisindeki en başta gelen ve belki de en sık kullanılan temalardan birinin biten ilişkiler, kırık kalpler, yarım kalan sevgiler olduğunu söylersek sanırım abartmış olmayız. Milyonlarca ünlü ünsüz bestenin temel yakıtı olmuştur “ayrılık” teması. Müzik tarihi özelinde de her türde çok özel ve efsaneleşmiş albümler yine ayrılık teması üzerinden enerjisini almış ve klasikleşmiştir. Cure’un Disintegration’ı, Bob Dylan’ın Blood on the Tracks albümü, Glen Hansard’ın The Swell Season albümü, Weezer’ın Pinkerton’ı, Nine Inch Nails’ın Pretty Hate Machine’ı, Joni Mitchell’in Blue albümü bu eksende ilk akla gelenler… Bu listeye hakkı ile eklenecek bir albüm daha yer alıyor kanımızca. Alt-country’nin öncü gruplarından Whiskeytown’ın üretken sesi David Ryan Adams’ın 2000 yılında çıkartmış olduğu ilk solo albümü “Heartbreaker” dan bahsediyoruz.

Heartbreaker 1999’ın son döneminde son albümlerini plak firmasındaki değişikliklerden ötürü çıkaramayarak bir süre sonra dağılmak zorunda kalan North Carolina grubu Whiskeytown sonrasında Ryan Adams’ın yeniden kendi ayakları üzerinde durmaya başladığı bir dönemin ürünü. Albümün ismi ise doğrudan Mariah Carey’nin o dönemde giydiği bir tişörtteki yazıdan geliyor. Plak şirketi albümü hazırlıyor ve menajeri Adams’ın hızla albüm ismi için bir isim söylemesini istiyor. 15 saniyesi olduğu söylenen Adams, o esnada Mariah Carey’nin fotoğrafını görüyor ve hemen Heartbreaker diyor. Algıda seçicilik olduğu şüphe götürmez… Keza aynı dönemde kendisi 5 yıllık ilişkisini istemeden de olsa bitirmek zorunda kalıyor. Müzik editörü ve gazeteci Amy Lombardi, New York’ta kendisini terk ediyor. Maddi açıdan da kısmen Amy’e bağlı durumda olan Adams çok zor durumda kalıyor ve dairesini boşaltarak New York’u terk etmek zorunda kalıyor. Amy’nin etkisi kendisini doğrudan tüm yazım sürecinde gösteriyor.

adams2

Albümün ana kahramanı müzik editörü ve menajer Amy Lombardi…

İngiliz prodüktör Ethan Jones’un yönetmenliğinde yaşama kavuşan Heartbreaker, eğlenceli bir şekilde David Rawlings’le Adams’ın Morrissey’in bir parçasının hangi albümde olduğuna ilişkin 5 dolarına iddiaya girdikleri konuşma ile başlıyor… İddiayı kimin kazandığı belli değil. Keza ikisi de yanlış bilgi üzerinden yürüyorlar =) Hemen ardından 60’ların rock’n roll soundu “To Be Young (is to be sad, is to be high)” ile kendini gösteriyor. Elvis tarzı bu parçayı albümün en iyi parçalarından biri olan “My Winding Wheel” izliyor.  “With eyes that dance around without their clothes, So buy a pretty dress… Wear it out tonight, For anyone you think could out do me” sözleri ile beklentilerini yüksek sesle dile getirmekten çekinmiyor sanatçı. Parçadaki bas vuruşları belirgin hızlı tempodaki fingerpicking yöntemi hem kararlı hem de süratli umursamaz bir atmosfer yaratıyor.

Albümün bir sonraki parçası booklette büyük harflerle yazılmış “AMY”. Yazımızın başında da bahsettiğimiz sanatçı için sarsıcı ayrılık süreci bu parça ile tam olarak ete kemiğe bürünüyor. “Do you still love me, I go to the places where we used to, I feel sad, I am out here looking for you… Is God playing evil tricks on me  Oh I love you Amy…”

“Oh My Sweet Carolina” yalnızca Heartbreaker albümünün değil sonraki müzikal çalışmaları içerisinde de sanatçının en önemli klasiklerinden biri konumunda. Bu kez büyük şehirde ne işi olduğunu, ne umduğunu, neleri bulduğunu sorgulayor, eski güzel günlerini özlediğini anlatıyor Adams. Üstelik country müziğin efsane kadın vokallerinden Emmylou Harris ile birlikte yapıyor bunu. “Up here in the city feels like things are closing in, The sunsets just my light bulb burning out, I miss Kentucky and I miss my family, All the sweetest winds they blow across the south…”

“Bartering Lines” ın düşükten yavaş yavaş yukarı doğru tırmanan gerilimli atmosferi yine sanatçının ruh hali değişimlerine tanıklık etmemizi sağlıyor. Bu hissiyatı özellikle gitar tekniği ile yerine getiriyor. Kesinlikle albümün en iyilerinden… “Call Me On Your Wy Back Home” ilk dinleyişte Bruce Springsteen esintilerini hissettiriyor. Yine düşük tempodan adım adım kararlı ve ısrarcı bir hale dönüşen parça son bölümdeki mızıka bölümü ile farklı bir karaktere bürünüyor ve tadı damağınızda kalarak bitiyor. Bu aşamaya kadar albüm oldukça tematik gidiyor. Birbirini bütünleyen parçalar peşi sıra geliyor. “Damn Sam” ile Adams yine kendisi için özel bir kadın hakkında neler hissettiğini bir barda barmene aktarırcasına söylüyor. “As a man I ain’t never been much for sunny days, I’m as calm as a fruit stand in New York and maybe as strange, But when the color goes out of my eyes its usually the change… But damn Sam I love a woman that rains”

adams1

Ryan Adams Heartbreaker yazım ve kayıt süreçlerinde kullandığı vintage Guild D25 gitarı ile…

“Come Pick Me Up” albümün en bilinen ve öne çıkan parçalarından. Yine umarsız bir mızıka ile parça başlıyor. Aynı umarsızlık ve boşvermişlik hissi sözlerle sürüyor. Bitmiş, yılmış, yorulmuş bir ruh halinin güzel günlere yönelik edilgen bir isyanına tanıklık ediyoruz.  “Come pick me up , Take me out , Fuck me up , Steal my records, Screw all my friends , They’re all full of shit , With a smile on your face, And then do it again, I wish you would…”

Albümün bundan sonraki bölümü yine sanatçının kişisel dokunuşları ve sözleri kullanmadaki ustalığı ile devam ediyor. “To Be The One” ve “Why Do They Leave” oldukça düşük tempoda akustik temelli parçalar. “Shakedown On 9Th Street” ile düşen tempoyu canlandırıyor ve yeniden 50/60’ların Jerry Lee Lewis, Elvis tarzına geri dönüyoruz. Parça kendini dinletiyor ve bir solukta bitiyor. “In My Time of Need” albümde bir sıralama yapmak gerekirse bizce en iyi 3 parçanın içinde yer alıyor. Adams’ın hammer-on tarzı fingerpickingleri ile parça 90’ların Whiskeytown sounduna yaklaşıyor.  Kapanış “Sweet Lil Gal (23rd/1st)” ile gerçekleşiyor. Piyano eşliğinde hüzünlü bir kapanışa tanıklık ediyoruz. Eski güzel günler batan güneşin ardında New York semalarında kalıyor…

Heartbreaker’daki tema ve ruh hali, sanatçının pek çok otorite tarafından kariyerindeki en iyi albümü olduğu düşünülen bir sonraki çalışması Gold‘ta da kendini büyük oranda gösteriyor. Aynı dönemde bir kokteyl esnasında Amy’i New Pornographers’ın gitaristi ile birlikte görmesi Adams’ı çileden çıkarıyor ve elindeki içkiyi adamın yüzüne fırlatıyor. Olay polisin gelmesi, kelepçelerle götürülme ve gözaltı ile sonuçlanıyor…

Bir sonraki dosyamızda görüşmek dileği ile…

© 2012-2017 AVENUES MUSIC | AVENUESTHEBAND.COM