Pete Seeger’ın Mirası

seeger

27 Ocak 2014 Pazartesi günü ABD muhalif folk müziğinin öncü isimlerinden Pete Seeger’ı 94 yaşında yitirdik. Ölüm haberini sosyal medyada bizim kuşağın aktivist müzisyeni Steve Earle’in paylaştığı resimle ile öğrendik. Ardından Bruce Springsteen “büyük bir arkadaşı, büyük bir kahramanı dün gece kaybettim” şeklinde açıklama yaptı. Pete Seeger’ın anısı insana ve geleceğe güvenen, toplumcu folk müzik mücadelesinde yaşamaya ve yol göstermeye devam edecek. Bu dosyamızda Pete Seeger’ı sizlere ana hatları ile tanıtmaya çalışacağız.

3 Mayıs 1919’da New York’ta dünyaya gelen Pete Seeger, esas olarak 1940’lı yıllardaki çalışmaları ile müzik dünyasında gündeme gelmeye başlamıştır. 1950’lerin başında ise The Weavers grubunun bir üyesi olarak görürüz kendisini. O yıllarda tam 13 hafta listelerde üst sırada kalan “Goodnight Irene” ile başarıya ulaşan Pete Seeger ve arkadaşları 50’lerin ünlü cadı avı dönemi olarak da bilinen Mc Carthy döneminde komünist müzisyen olarak fişlenmiş ve tüm yollar kendisine kapatılarak karalisteye alınmıştır.

 

Devrimci Bir Çizginin Serüveni

Pete Seeger’ın aktivist kimliği 1936’lara sanatçının 17’li yaşlarına uzanmaktadır. Bu dönemde Genç Komünistler Birliği (YCL) üyesi olan Seeger, 1942’de de Amerikan Komünist Partisi’nin doğrudan üyesi haline gelir. Faşizm karşısındaki mücadelesi yalnızca Hitler ve müttefikleriyle sınırlı kalmaz aynı zamanda kendi ülkesinde de eşitsizliği devamlı üreten Roosevelt kliğine karşı da amansızca mücadele eder Seeger. 1956 döneminde esas olarak Stalin’in ölümü ile birlikte başlayan yeni süreçte partisinin düşüncelerini paylaşmaz ve inandığı doğruları kendi çizgisinde savunmaya devam eder. Sovyetler Birliği hakkındaki görüşlerine 1995 yılında basılan Where Have All the Flowers Gone isimli otobiyografisinde geniş olarak yer verecektir Seeger.

İspanya İç Savaşı döneminde anti faşist kurtuluş mücadelesi için parçalar yazan, Vietnam savaşı döneminde devrimci parçaları ile kitlelere önderlik eden Pete Seeger, hakkında yapılan tüm eleştirilere ve Stalin dönemindeki yanlışlara karşılık şu açıklamayı 1955’te yapacak kadar da bağlıdır değerlerine:

“I still call myself a communist, because communism is no more what Russia made of it than Christianity is what the churches make of it.”

Where Have All The Flowers Gone?, Turn Turn Turn, The Hammer Song gibi klasikleri yaratarak protest çizgisini sürdüren Seeger, 1960’ların sivil haklar mücadelesi içerisinde de marş parçalardan biri olarak bilinen We Shall Overcome ile de Joan Baezlere yol göstermiştir.

Devrimci 60’lar döneminde üniversite eylemlerinin duayeni haline gelen Pete Seeger toplumsal olaylara duyarlılığı ve devrimci yönünü müzikal alanda da açığa çıkartmıştır. 1948 döneminden itibaren geliştirdiği 25 perdeli 12 telli özel bir banjo ile folk/bluegrass müziğinde çığır açmıştır. Okemahlı Woody Guthrie’nin gitarında yer alan unutulmaz “This Machine Kills Fascists” (Bu alet faşistleri öldürür) sloganına benzer şekilde Pete Seeger da banjosunda “This Machine Surrounds Hate and Forces It To Surrender” (Bu alet öfkeyi kuşatır ve teslim alır) mottosuna yer verir. Yine 1950’lerle birlikte 12 telli özel Meksika gitarı kullanmaya başlamıştır.

2010’lu yıllarda dahi 91 yaşında üretkenliğine devam eden ve God’s Counting on Me, God’s Counting on You ile gündeme gelen Seeger, 2012 döneminde Arlo Guthrie ile konsere de çıkar. 2013 yaz döneminde gerçekleşen Willie Nelson ve Neil Young liderliğindeki Farm Aid 2013’te  bir diğer muhalif folk ikonu Woody Guthrie’nin unutulmaz klasiği “This Land is Your Land” ile performans sergileyen Pete Seeger’ın zorluklara boyun eğmeyen üretken yaşamı 94 yaşında New York Presbyterian Hastanesi’nde yaşama gözlerini huzurlu bir şekilde yumarak son bulur. Arkada bıraktığı onurlu ve başı dik müzik yapma geleneği ve üretkenlik mirası ile…

© 2012-2017 AVENUES MUSIC | AVENUESTHEBAND.COM